Nachrichten

Büyük Birader

//Forbes

Büyük Birader Ekin Teknoloji, 40 milyar dolarlık dünya 'akıllı şehir' pazarında 10 yılda yakaladığı yüzde 2 bin 783'lük büyüme temposuyla sağlam bir yer edindi.

 

Ekin Teknoloji'nin İstanbul, Sarıyer sırtlarındaki bir villada bulunan merkezinde şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Akif Ekin, duvardaki büyük ekranda tüm teknolojisini firmasının ürettiği 'yüz tanıma yazılımı' "Ekin Face"in nasıl çalıştığını aktris Charlize Theron'un görüntüsü üzerinden anlatıyor. Sisteme Theron'un dört fotoğrafını yüklüyor ve ardından değişik simalara büründüğü filmlerinden seçilen sahnelerde aktristin yüzünün her defasında nasıl tanımlandığını gösteriyor. Sistem, ekrandaki yüzler arasında Theron'u tanıdığında, yüzü çevreleyen kırınızı çerçeve yeşile dönüyor. Sonuç hayli etkileyici; özellikle bilgisayar efektleriyle fantastik bir yaratıktan yavaş yavaş insana dönüşen oyuncunun yüzü daha henüz belirginleşmeden sistem tarafından tanındığında... "Yüz tanımayı Facebook ve Google da iyi yapıyor ama tüm internet'te milyarlarca kullanıcının girdiği tanımlı bilgi ve resimlerden beslenerek" diyor uçak ve uzay bilimleri mühendisi Akif Ekin saklamadığı bir gururla, "Oysa biz hazır bir bilgi bankası kullanmıyoruz." Kısa süre önce ikinci sürümü çıkan "Ekin Face", 167 milyon lira cirolu şirketin dünyaya sattığı, tamamı yerli üretim ileri teknoloji ürünlerinden sadece biri. Akif Ekin yaptıkları işi özetle "güvenli kent teknolojileri" üretmek olarak tanımlıyor ve bu ifadenin kapsamı içine Robocop ya da Azınlık Raporu gibi bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz takip, kayıt ve tanımlama teknolojileri giriyor. Örneğin dünyanın ilk ve tek akıllı devriye sistemi "Ekin Patrol" (bisiklet versiyonu Ekin Bike Patrol), devriye araçlarının yüz ve plaka tanımasına, hız ve kırınızı ışık ihlalini tespit etmesine ve girilen veriler ışığında çevreyi taramasına imkan sunuyor. Başka bir yazılımları "Red Eagle", halka açık alanları izleyen kameraları yüz tanıma yazılımıyla şüpheli şahısları ve nesneleri belirleyen sistemlere dönüştürüyor ayrıca elde edilen verinin iletişimini, yönetimini ve analizini sağlıyor. Bu portföy de ayrıca yol ve trafik akışını takip ederek ihlalleri belirleyen "Plate Scanner" ile güvenli trafik sistemi "Safe Tower" bulunuyor. 49 yaşındaki uzun boylu ve atletik görünümlü Akif Ekin'in "Person of Interest" gibi bilimkurgu dizi ve filmlerden esinlenerek geliştirdiklerini söylediği bu teknolojiler, Türkiye'de 40 kadar kentte, dünyada ise 10 ülkede ve 500 güvenlik kontrol merkezinde kullanılıyor. Bu operasyon, her yıl en az yüzde 20'lik bir tempoyla büyüyerek 10 yıl önceki 6 milyon lira ciroyu 2016'da 167 milyon liraya yükseltti. Bu sıçramanın temelinde son beş yılda yüzde 70 büyüyen ihracatın katkısı çok büyük. Zira 2015'te Stevie Awards'ta "Avrupa'da Yılın En İnovatif Firması" seçilen Ekin Teknoloji'nin gelirlerinin yüzde 90'dan fazlası ihracattan geliyor (Türkiye ortalaması yüzde 14). Üstelik bu oldukça 'nitelikli' bir ihracat... Türkiye ihracatının ortalama kilogram fiyatı 1,6 dolarken Ekin Patrol'ün ki bin 250 doları buluyor. Şirket, 2015'te 115 milyon lirayla yerli yazılım ihracatının dörtte birini gerçekleştirmiş ve TİM'in 2016 tarihli "En Büyük 500 Hizmet İhracatçısı" araştırmasında Netaş'tan sonra -10 milyon liralık bir farkla- ikinci sırada yer almıştı. 2016'da ise 153 milyon liralık (yüzde 60'ı yazılım) ihracat, TÜBlSAD'ın Deloitte ile hazırladığı 2016 yılına ait bilişim sektörü pazar verilerine göre Türkiye'nin 2,04 milyar liralık mütevazı yazılım ihracının yüzde 8'ini oluşturuyor. Ekin Teknoloji'nin hikayesi Akif Ekin'in Almanya günlerine dayanıyor. 1967'de Denizli, Babadağ'da doğan Akif Ekin, 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya'ya göç etti. Stuttgart Teknik Üniversitesi'nin uçak ve uzay mühendisliği bölümünde okurken 1990'da teknik tasarımlar yaptığı kendi işini kurdu. Ama 1992'de, mezun olduktan sonra bir süre okulun uzay araştırma laboratuvarında asistanlık yapmayı tercih etti ve Eııropean Space Agency (ESA) tarafından geliştirilen "Hermes" uzay gemisi için dünya atmosferinde yüksek ısıya dayanıklı, hafif uzay gemisi kaplama malzeme araştırmalarında yer aldı. Ardından da Alman otomotiv şirketlerine eğitim programları düzenleyen Iltis Consulting'de çalışmaya başladı. 1993 - 1995 arasında da Pyramid Security Systems'de genel müdür olarak görev yaptı. Ama aklında Türkiye'ye dönmek vardı. Bu fikrini de eşi Suzan Ekin ile evlendikten bir yıl sonra 1996'da gerçekleştirebildi. Ekin Teknoloji'yi de 1998'de halen başkan yardımcılığı görevini yürüten eşiyle eşit payla kurdu. Akif Ekin, işe yabancı teknoloji firmalarının ürünlerini pazarlayarak başladıklarını ancak 2001 Krizi'nde "başkasının malını satmakla bir yere gelemeyeceklerini anladıklarını" söylüyor: "Yurtdışına satış yapmak gerektiğini anladık ancak bunun için kendimize ait ürünümüzün olması gerekiyordu. Herşey de böyle başladı” diyor uçak ve uzay bilimleri mühendisi Akif Ekin saklamadığı bir gururla, "Oysa biz hazır bir bilgi bankası kullanmıyoruz."

Kısa süre önce ikinci sürümü çıkan "Ekin Face", 167 milyon lira cirolu şirketin dünyaya sattığı, tamamı yerli üretim ileri teknoloji ürünlerinden sadece biri. Akif Ekin yaptıkları işi özetle "güvenli kent teknolojileri" üretmek olarak tanımlıyor ve bu ifadenin kapsamı içine Robocop ya da Azınlık Raporu gibi bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz takip, kayıt ve tanımlama teknolojileri giriyor. Örneğin dünyanın ilk ve tek akıllı devriye sistemi "Ekin Patrol" (bisiklet versiyonu Ekin Bike Patrol), devriye araçlarının yüz ve plaka tanımasına, hız ve kırınızı ışık ihlalini tespit etmesine ve girilen veriler ışığında çevreyi taramasına imkan sunuyor.

Başka bir yazılımları "Red Eagle", halka açık alanları izleyen kameraları yüz tanıma yazılımıyla şüpheli şahısları ve nesneleri belirleyen sistemlere dönüştürüyor ayrıca elde edilen verinin iletişimini, yönetimini ve analizini sağlıyor. Bu portföy de ayrıca yol ve trafik akışını takip ederek ihlalleri belirleyen "Plate Scanner" ile güvenli trafik sistemi "Safe Tower" bulunuyor. 49 yaşındaki uzun boylu ve atletik görünümlü Akif Ekin'in "Person of Interest" gibi bilimkurgu dizi ve filmlerden esinlenerek geliştirdiklerini söylediği bu teknolojiler, Türkiye'de 40 kadar kentte, dünyada ise 10 ülkede ve 500 güvenlik kontrol merkezinde kullanılıyor.

Bu operasyon, her yıl en az yüzde 20'lik bir tempoyla büyüyerek 10 yıl önceki 6 milyon lira ciroyu 2016'da 167 milyon liraya yükseltti. Bu sıçramanın temelinde son beş yılda yüzde 70 büyüyen ihracatın katkısı çok büyük. Zira 2015'te Stevie Awards'ta "Avrupa'da Yılın En İnovatif Firması" seçilen Ekin Teknoloji'nin gelirlerinin yüzde 90'dan fazlası ihracattan geliyor (Türkiye ortalaması yüzde 14). Üstelik bu oldukça 'nitelikli' bir ihracat... Türkiye ihracatının ortalama kilogram fiyatı 1,6 dolarken Ekin Patrol'ünki bin 250 doları buluyor. Şirket, 2015'te 115 milyon lirayla yerli yazılım ihracatının dörtte birini gerçekleştirmiş ve TİM'in 2016 tarihli "En Büyük 500 Hizmet İhracatçısı" araştırmasında Netaş'tan sonra -10 milyon liralık bir farkla- ikinci sırada yer almıştı. 2016'da ise 153 milyon liralık (yüzde 60'ı yazılım) ihracat, TÜBlSAD'ın Deloitte ile hazırladığı 2016 yılına ait bilişim sektörü pazar verilerine göre Türkiye'nin 2,04 milyar liralık mütevazı yazılım ihracının yüzde 8'ini oluşturuyor.

Ekin Teknoloji'nin hikayesi Akif Ekin'in Almanya günlerine dayanıyor. 1967'de Denizli, Babadağ'da doğan Akif Ekin, 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya'ya göç etti. Stuttgart Teknik Üniversitesi'nin uçak ve uzay mühendisliği bölümünde okurken 1990'da teknik tasarımlar yaptığı kendi işini kurdu. Ama 1992'de, mezun olduktan sonra bir süre okulun uzay araştırma laboratuvarında asistanlık yapmayı tercih etti ve European Space Agency (ESA) tarafından geliştirilen "Hermes" uzay gemisi için dünya atmosferinde yüksek ısıya dayanıklı, hafif uzay gemisi kaplama malzeme araştırmalarında yer aldı. Ardından da Alman otomotiv şirketlerine eğitim programları düzenleyen Iltis Consulting'de çalışmaya başladı. 19931995 arasında da Pyramid Security Systems'de genel müdür olarak görev yaptı. Ama aklında Türkiye'ye dönmek vardı. Bu fikrini de eşi Suzan Ekin ile evlendikten bir yıl sonra 1996'da gerçekleştirebildi. Ekin Teknoloji'yi de 1998'de halen başkan yardımcılığı görevini yürüten eşiyle eşit payla kurdu. Akif Ekin, işe yabancı teknoloji firmalarının ürünlerini pazarlayarak başladıklarını ancak 2001 Krizi'nde "başkasının malını satmakla bir yere gelemeyeceklerini anladıklarını" söylüyor: "Yurtdışına satış yapmak gerektiğini anladık ancak bunun için kendimize ait ürünümüzün olması gerekiyordu. Herşey de böyle başladı."

Bu vizyonla geliştirdikleri ilk ürün, o dönem distribütörlüğünü yaptıkları Japon Sanyo'nun birçok video kamerasından gelen görüntüleri tek bir monitörde göstermeye yarayan anahtarlama cihazının gelişmiş bir sürümüydü. TÜBİTAK desteğiyle 2004'te geliştirdikleri bu cihaz, sadece bir mühendis ve yazılımcısı olan firmanın yazılım ve cihaz üretimine girişinin miladı oldu. Aynı yıl İstanbul'da düzenlenen NATO Summit'in güvenlik sistemlerinin kurulumu işini aldılar. Burada kullandıkları kameralar ertesi sene İstanbul'da kurulmaya başlanan MOBESE işinin de kapısını açtı. Bu kapı da önce Ankara, ardından birçok kentin Kamu Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) işlerini almalarını sağladı.

2006'da ise ilk kez yurtdışına çıktılar. FIFA Dünya Kupası dolayısıyla düzenlenen bir ihaleyi kazanarak (2004) Almanya'da maçların oynanacağı bir kente geçici olarak kameralı takip ve güvenlik sistemi kurdular. Bu iş onlara Daimler-Chrysler fabrikasının güvenlik merkezi işini getirdi. 2009'da ise Bakü'nün KGYS'sini kurarak Azerbaycan'a giriş yaptılar. Sonrasında her şey pamuk ipliği gibi geldi.

"En büyük iki müşterimiz Azerbaycan (sekiz kent) ve Birleşik Arap Emirlikleri" diyor Akif Ekin ve ekliyor: "50 kentin metroları, otoyolları, havalimanları, trafik sistemleri tamamen tarafımızdan yapılıyor ve kontrol merkezimizce yönetiliyor." Bugün hız ve plaka tamına sistemleri Azerbaycan'ın tüm ana yollarında kullanılıyor; Ekin Patrol ürünleri ülkenin başkenti Bakü'de 400'lin üzerinde devriye aracına yerleştirilmiş durumda. Bakü'de kurdukları insan ve araç takibi yapan sistem ise 10 bin kameradan oluşuyor (dünya genelinde toplam 14 bin). "Ancak" diyor Akif Ekin, "Siz kentin her noktasını kameralarla donatabilirsiniz ama hepsinin başına bir insan oturtamazsınız. Bunun işlevsel ve önleyici olması için akıllı bir sistem tarafından eş zamanlı olarak izlenmesi, işlenmesi, geçmişe dönük analizler, eşleştirmeler yapması ve bir merkezden yönetilip sürekli iletişimle alarm vermesi lazım."

Zaten Ekin Teknoloji'yi değerli kılan da bu yapay zeka. NATO Summit'te kurdukları ilk sistem, görüntüleri merkeze aktarıp kaydederek canlı ya da sonradan banttan izlenmesini sağlıyordu. Bu arkaik ürüne 2005 ve sonrasında 'akıl' eklemeyi başardılar böylece sistem kayıtların izlenmesini ve analizini kendi yapabilir hale geldi. Bu bakış açısı onlara 2005'te plaka, 2012'de ise yüz tanıma sistemini geliştirmelerini sağladı. Bugün ürün yelpazelerinde yüz tanıma, plaka tanıma, hız ile park ihlal tespiti, akıllı kavşak kontrolü, sistem kontrol yazılımları ve tüm bunların birbiriyle entegre çalışmasını sağlayan "Güvenli Şehir Yönetim Sistemi Red Eagle" bulunuyor. "Bizim sistemleri tek tek kullanmak ya da bir paket halinde bütün olarak işletmek mümkün. Tıpkı Windows ve içindeki programlar gibi" diyor Akif Ekin ve ekliyor: "Yaptığımız tüm ürünlerde donanım ile yazılım paralel gidiyor zira biri olmadan diğeri pek bir işe yaramıyor."

Bir kentin tüm güvenlik ihtiyaçlarını kapsayan bu ürün yelpazesi bugünlerde çok değerli... Zira son dönemde yükselen terör olayları bir tarafa şehirleşme ve artan nüfusla birlikte büyüyen metropollerin sakinlerine daha rahat bir yaşam sunma fikrinden beslenen "Akıllı Şehirler" konsepti, özellikle belediyeler nezdinde büyük itibar görüyor. Deloitte Türkiye ve Türkiye Bilişim Vakfı tarafından hazırlanan "Akıllı Şehir Yol Haritası Raporu"nda, akıllı şehirlerin Türkiye'nin GSYH'sine yılda yaklaşık 30 milyar liralık katkıda bulunabileceği savunuluyor. Bu tasarrufun sağlanması için yapılması gereken harcama ise farklı kaynaklara göre çok geniş bir aralıkta değişiyor. Örneğin geçen ay yapılan World Cities Expo'da 25'ten fazla dünya kentinin, 2025 yılına kadar akıllı şehre dönüşmesi gerektiği ve bunun için 2020'ye kadar 1,56 trilyon dolarlık yatırım yapılacağı öngörülüyor. Buna mukabil başka bir araştırmada 2017'de 40 milyar dolar olan pazarın 2026'da 98 milyar dolara çıkacağı hesaplanıyor.

Ekin Teknoloji de bu dalgaya atlamış durumda. Şu anda devriye sistemleri Ekin Patrol Azerbaycan'ın dışında Körfez ülkelerine de yayılmak üzere. Abu Dabi'de 20, Katar'da 10, Suudi Arabistan'da beş Ekin Patrol devriyesi test aşamasında. Bu üründe rakipsizler ama Ekin Face ile yer aldıkları yüz tanıma ve trafik sistemlerinde çok büyük oyuncular var: Yüz tanımada NEC, Cognitec, ispanyol Herta; trafik sistemlerinde GeneTec, Vigilant, Sagem... Diğer taraftan Red Eagle ile oynadıkları yapay zeka tarafında Watson'u geliştiren IBM, Umman'da sonuçlanmasını bekledikleri ihalede rakipleri olan Airbus, Thales, Cisco gibi teknoloji devleri var.

Türkiye'de Havelsan, Netaş ve Aselsan gibi büyük yerli teknoloji üreticileriyle aşık atıyorlar. Ancak Akif Ekin firmasının önemli bir avantaja sahip olduğunu düşünüyor: "Yabancı ve yerli rakiplerimizin çok geniş ürün yelpazesi ve pazarlama imkanları olsa da onların odaklanma sıkıntısı var. Çok büyük olmak her şeyi çözmüyor" diyor ve ekliyor: "Bizden büyük ve çaplı olsalar da alanımızda bizden iyi değiller."

Diğer taraftan rekabete karşı en önemli direnç noktalarından biri, ürün yelpazesinin entegre çalışabilmesi. Her yazılım ve cihaz birbiriyle aynı yönetim sitemi içinde iletişim kurabiliyor ve daha sonra eklenenler de bu sisteme uyarlanabiliyor. Akif Ekin, "Böylece bir ekosistem kuruyoruz" diyor. Bu formülün pratik sonuçlarından biri de portföye dahil olan müşterileri aynı sistem içinde uzun yıllar tutabilmek...

Özgüvenin bir diğer kaynağı ise mobilite veya bu sektörün jargonuyla "Mobil Gözetim". Son dönemde akıllı şehir konseptinde sabit sistemlerden ziyade kentin ya da halka açık alanın tüm noktalarını izlemek üzere hareketli araçlara olan ihtiyaç önem kazanıyor. Bu noktada Ekin Patrol ve Bike Patrol en önemli kozları. Bu iki ürün Stevie Awards'ta üst üste iki sene "Best New Product-Bronze" ödülünü aldı. 2014'te New York'ta düzenlen "Dünya Teknoloji Ödülleri"nde (WTN) beş finalistten biri oldu.

CES 2017'de, tasarım ve mühendislik açısından teknolojiye yön veren ürünlerin ödüllendirildiği "CES Innovation Awards Vehicle Intelligence" kategorisinde "Onur Ödülü"nü kazandı. German Design Awards 2017'de "Mükemmel Ürün Tasarımı Ödülü" ile İtalyan tasarım yarışması A Design Awards'da birincilik elde etti.

"Mobil Gözetim liderlik vasfını aldığımız alan" diyor Akif Ekin, "Sabit gözetleme sistemleri haricinde polis devriye araçlarını, devriye motosiklet ve bisikletlerini, toplu taşıma araçlarını, çöp kamyonlarını, dolmuşları kenti sürekli gözetleyen, hareket halindeyken yüz ve plaka tanıyan, hız tespiti yapan araçlar haline getiriyoruz.

"Son 10 yılda ciroda yüzde 2 bin 783 kat büyüyen Ekin Teknoloji'nin şimdiki rotası Yeni Dünya ve Avrupa. Almanya'da üç kişilik bir ekiple açtıkları ofislerine, yakında iki yıldır sistemlerini bazı bölgelerin polis araçlarında denedikleri ABD'yi de katmak niyetindeler. Batı'ya açılına macerasında ise aşmaları gereken bir engel var: Türkiye'den çıkan bir teknolojiye güvensizlik önyargısı...

Ancak Akif Ekin iyimser: "Bir zamanlar Beko ve Vestel'in çıkıp Avrupa'ya teknoloji ürünleri satacağını kimse düşünemezdi ama oldu. Bu konudaki zorlukları açtığımız yerel ofislerle aşmaya çalışıyoruz. (New York, Stııttgart, Abu Dabi, Ankara, Bakii ve Dubai'de ofisleri var). Eminim ki Alman polisi, Türkiye'den mal almaz. Ama Alman polisi Alman şirketinden Türk teknolojisi alır."

BÜYÜK GÖZ

Ekin Teknoloji'nin geliştirdiği yüz tanıma yazılımı "Ekin Face", George Orwell'in Big Brother'ını akla getiren bir teknolojiye sahip. Mevcut sistemlerde sadece şüpheli ve kayıttı kişiler için yüz tanıma yapılabiliyor. Ekin Face'de ise sistem kameraları tarafından tespit edilen her yüz kayıt altına alınıyor. Yazılım, kameraların görüş alanındaki tüm yüzleri tespit ediyor, veri bankasıyla eşleştirilen yüzler için benzerlik oranlarının dökümünü çıkarıyor. Canlı görüntü üzerinden, görüntü arşivinden, veri bankasından ya da kullanıcı tarafından yüklenen görüntüler üzerinden gerçek zamanlı sorgulama yapabiliyor. Akif Ekin aranan kişileri yüzde 98 doğruluk oranıyla tespit edebildiklerini savunuyor. Diğer taraftan sistem kişileri tanımasa bile her algıladığı yüzün farklı yer ve zamanlardaki görüntülerini aynı numara altında eşleştirerek kayıt altına alıyor; yaş, cinsiyet, renk ve grup kategorilerinde analiz ederek tanıma ve arama yapabiliyor. "Sistemimiz gördüğü tüm yüzleri kayıt altına alır" diyor Akif Ekin, "İsmini bilmese de aynı yüz profilini tüm diğer kameralardaki görüntüleriyle eşleştirir, numaralandırır ve şüpheli şahıs tespit edilirse geçmiş kayıtlardaki eşleştirmelerden hakkında keşif yapılabilir."

10 YIL ÖNCE 20 OLAN PERSONEL SAYISINI BUGÜN 200'E ÇIKARAN EKİN TEKNOLOJİDEN 47 KİŞİ SADECE YAZILIM GELİŞTİRMEDE GÖREV ALIYOR. BU EKİBİN ANKARA CYBERPARK'TA GELİŞTİRDİĞİ YAZILIMLAR VE İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI SERBEST BÖLGEDEKİ TESİSTE ÜRETTİĞİ CİHAZLAR, DÜNYADA 10'A YAKIN ÜLKEDE KULLANILIYOR. 

01.06.2017
Haberler